[ Web Mail ]
Güzelsu
Beni Hatırla
» Yeni Kullanıcı Kaydı
» Şifremi Unuttum
0 üye, 0 ziyaretçi bağlı durumda

ÇEVREDE EM KULLANIMI

Gönderen: Sibel Ersoy @ 2008-12-28 15:44:12

ÇEVREDE EM KULLANIMI

 

http://www.emturkey.com/
 

 

Katı atıklar ve mutfak atıkları EM ile gübre olarak geri kazanılabilir. Yöntem EM kompost yapma yöntemiyle aynıdır.Atığın kötü kokusu çabucak kaybolur. EM, atığı yararlı bir ürün haline dönüştürür. Burada atık denilince, her türlü kanalizasyon atığı ve toksik maddeler kastedilmektedir. Bu tür atıkların çürümesi kendi haline bırakıldığında aylar sürmekte iken EM ile 3-4 haftada atıklar çürüyerek gübreye dönüşmektedir. EM uygulandığı andan itibaren ise atığın potansiyel tehlikesi ortadan kalkmış demektir.
* Mutfak atıklarından kokusuz kaliteli kompost yapımı için tıklayınız.
* Elde edilen kompostun bahçe ve evlerde kullanımı için tıklayınız.
* Elde edilen sıvı gübrenin kullanımı için tıklayınız.
 
Genel olarak EM'nin etkileri;
- Kötü kokuları yok eder.
- Zararlı haşarat, sinek ve böcek oluşumunu en aza indirir.
- 3-4 hafta içinde çöplerin organik kısmının fermantasyona uğrayarak gübreleşmesini sağlar.
- Oluşan gübre mikroorganizma katkılı gübre olup tarımda kullanım için son derece elverişlidir.
- Süzülen sıvılar nehirlere göllere deşarj edilebilecek niteliğe ulaşır ve istenirse tarımda da sulama amacıyla kullanılabilir.
 
Atık Suların Arıtılmasında EM
     Kirlenmiş suların BOİ, KOİ, pH, E.koli düzeyleri yüksektir. EM'yi kullanmadan önce suyun test edilmesi önerilmektedir. Ayrıca, suyun EM kullanılarak geri kazanılmasının amacıda belirlenmelidir. Örneğin; Sadece kötü kokuların giderilmesi mi, geri kazanılan suyun tarımda kullanılması mı yoksa yıkama suyu olarak kullanılması mı istenilmektedir ? Kirli suyun analizi ve geri kazanım amacı, EM'nin uygulama yönteminde belirleyici etken olacaktır.
     Atık suyun, biyolojik olarak arıtıldığı tüm arıtma tesislerinde mikroorganizmaların kullanılması normal bir işlemdir.Doğada da atık sular mikroorganizmalar tarafından temizlenmektedir.Ancak, biyolojik arıtma aslında organik kirleticilerin doğada yok edilmeleri için yer alan biyoflokülasyon ve mineralizasyon proseslerinin kontrollü bir ortamda optimum koşullarda tekrarlanmasından başka bir şey değildir. Bu işlem kontrollü bir ortamda ve bazı seçilen mikroorganizmalar kullanılarak gerçekleştirilmektedir.
     Geleneksel su arıtma yöntemi, tesisten çıkan nihai arıtılmış suyun ve/veya tesis içinde arıtılmakta olan suyun kalitesini artırabilecek diğer mikroorganizmalardan yararlanmayı düşünmeksizin, yalnızca bazı tür mikroorganizmaların kullanımı yoluyla organik maddenin parçalanması esasına dayanmaktadır. Arıtmada Etkin Mikroorganizmaların (EM) kullanımı anaerobik olarak arıtma yapılmasına da olanak tanımaktadır.
     Bu yüzden, EM’yi nerede kullanacağımızı düşünmek zorundayız. Anaerobik koşulların mutlaka sağlanmış olmasının gerekmediğinin de bilincinde olmalıyız çünkü EM hem aerobik hem de anaerobik koşullarda etkindir.
     Bu yüzden, geleneksel atıksu arıtma sistemlerinde, biyolojik reaktör dışındaki arıtmanın tüm aşamalarında uygulanması yarar sağlayacaktır. Burada, EM’nin oluşturduğu bazı kimyasal maddelerin (laktik asit, antioksidanlar ve bazı enzimler)sağladığı yarar, EM mikroorganizmalarının sağladığı yarardan daha önemli rol oynayacaktır.
     EM kullanımının bir başka yararı daha vardır. EM1’den EM-aktif üretildiğinde (EM, atıksuda EM-aktif olarak kullanılmaktadır) fermentasyon yapmaktayız ve üretilen EM-aktif atıksuda kullanıldığında atıksu için yararlı olabilecek çeşitli bileşikler oluşmaktadır: yüksek hidrolitik etkinliğe sahip enzimler ve bazı antioksidan maddeler. Bu bileşikler,EM mikroorganizmalarıyla birlikte atıksuyun yüksek kapasitede arıtılmasını sağlamaktadır.
     Arıtmada EM kullanımını ele alırken, biyolojik arıtma sisteminde su ve çamuru ayrı ayrı ele alacağız.
 
A - SU
1- Katı Maddelerin Ayrıştırılması
     Organik çökeltiler, EM ile fermentasyon sonucu dekompozisyona uğramaktadır (bozunmaktadır). Organik partiküllerin partikül boyu kolloidal madde boyutunun altına inmektedir. Ayrıca, yine fermentasyonun etkisiyle kötü koku oluşmamaktadır. EM-1’den EM-A’ya fermentasyon aşaması ayrıca şekerlerle fermentasyonu da içermektedir. Bunun sonucu EMA’nın içinde ortaya çıkan ekzoenzimler mikroorganizmaların büyümesi için gerekli besinleri sağlamaktadır. Fermentasyon tamamlandığında, EM’de, organik maddeleri hidrolize edecek mikroorganizmalar ve enzimler bulunacaktır.

2- Suyun Kalitesinin Değişmesi
     Organik madde çökeltilerinin su içinde çözünmesinin iki aşamada iki farklı etkisi ortaya çıkacaktır. Önce kısa bir süre için suyun kalitesi kötüleşecektir. Bu süre içinde Micelis gibi öğeler zararlı gibi görünebilir ancak telaşa kapılmaya gerek yoktur çünkü bu malzemeler su içinde mikroorganizmalar tarafından kısa sürede kullanılacaktır. Mikroorganizmalar için besin anlamına gelen çözünmüş organik madde içeriğindeki bu artış yüzünden biyolojik reaktörün işlevinde iyileşme görülecektir.
 
3- Su Türbülansında İyileşme
     Yukarıda 2. bölümde belirtilen koşullara yaklaşık bir haftada ulaşılmaktadır. Bundan sonra suyun türbülansında iyileşme görülecektir. Eğer lifli madde ya da inorganik madde miktarı fazlaysa, bu sürece ulaşılması daha uzun zaman alabilir. Bu değişim gerçekleştikten sonra, organik madde çözünecek ya da çökelecektir ancak miktarı daha az olacaktır. Burada unutmamamız gereken çökelen organik maddenin
uzaklaştırılmaması gerektiğidir. Çünkü bu çökelen organik madde EM üreten bir kaynak olarak davranmaktadır ve organik maddenin dekompozisyonunun devam ettirilmesinde temel işleve sahiptir.
     Böylece, arıtılan suyun temiz ve yüksek kalitede olmasını sağlayabiliriz. Dinamik arıtma sistemlerinde (hemen hemen tamamı böyledir), çökelen maddenin bir kısmı suyun yüzeyine çıkarak bir sonraki arıtma aşamasına sürüklenebilir. EM’in çoğu ön arıtma aşamasında (büyük katıların, yağların ayrıştırılması ...) kullanılır. Bu yüzen madde ya biyolojik reaktörde kullanılacak, birinci ya da ikinci durultucularda çökelecektir.

4- Antioksidasyonun Teşvik Edilmesi
     EM uygulanmaya başladıktan sonra hemen bir kaç hafta içerisinde, özellikle oksidayon nedeniyle çözeltideki iyonlaşmanın bastırılması söz konusu olacaktır. Oksidasyon iyonlaşmayı teşvik ederken, EM ilavesiyle fermantasyon ve dolayısıyla anti-oksidasyon bunun tam tersini yani iyonik halin indirgenmesini teşvik edecektir. Bunun sonucu atık suyun kalitesine bağlı olarak, eğer iyonik halde yüksek miktarlarda kirlilik içeriyorsa, çökelme miktarında artış da gözlenebilir. Bu özellikle maden ocaklarında biriken sulardaki iyonların uzaklaştırılması ve deri sanayi atıklarında bolca bulunan Cr+6’nın çevreye zararsız hale getirilmesi ve metal kaplama sanayi atık sularındaki ağır metallerden kurtulunmasında son derece yararlıdır.

5- Kötü Kokunun Yok Edilmesi
     Kötü kokunun yok edilmesi iki nedene dayanmaktadır. Kötü kokunun yok olmasının birinci nedeni, EM’nin organik maddeyi kontrol altına almasından kaynaklanmaktadır. EM, organik maddenin fermantasyon yoluyla bozunmasını sağlayarak, kokuşup çürüyerek (putrefaction) bozunmasının önüne geçmektedir. Kokuşma durumunda, amonyak ve hidrojen sülfit (H2S) gibi uçucu bileşikler oluşturarak kötü kokular üreten mikrobiyal flora kontrol altına alınmış olur. Böylelikle, kükürt indirgeyerek hidrojen sülfit üreten, amonyak üreten ya da kokuşup çürüyerek bozunma sürecini başlatan bakteri sporlarının (Clostridium spp.) varlığı önlenmiş olur.
     İkinci neden fotosentetik bakteriler tarafından biyolojik oksidasyon yoluyla H2S ve S elementinin asimilasyonudur (özümsenmesidir). EM içindeki fotosentetik bakterilerin konsantrasyonu H2S’in açığa çıkmasını ve dolayısıyla kötü kokuları önler. Bu durum, yine S türevi olan merkaptanlar için de ve bağ yapısına bağlı olarak uçuculuğu değişen tüm diğer Kükürtlü gruplar için de geçerlidir.
     Kötü kokuya en çok katkıda bulunan bir diğer uçucu bileşik olan amonyağın durumunda da, EM içindeki nitrifiye edici bakterilerin sinerjik etkileri nedeniyle nitrifikasyon hızlanmakta ve bu bileşiğin uçucu hale gelerek kaybedilmesinin önüne geçilmektedir. Her iki bileşiğin de aynı zamanda (hidrojen sülfit (H2S) ve amonyak (NH3+)) besin kaynağı olmalarından ötürü asimilasyonları sonucunda konsantrasyonları azalır ve bu da kötü kokuların yok edilmesinde olumlu rol oynar.
     EM’nin antioksidan etkisi sayesinde, yağların bozunması / oksidasyonu sırasında ortaya çıkan ve kötü kokulardan sorumlu olan diğer bileşiklerin oluşmasından da kaçınılmış olur.

B - ÇAMUR
     Çamurun işlenmesi sırasında anaerobik koşullar geçerlidir. Bu koşullarda EM uygulandığında normal sindirim (digestion) prosesi hızlandırılmış ve çamurun kararlılığı (stabilitesi) arttırılmış olacaktır. Bir sindirim tankında (digestor) iki kademe bulunmaktadır. Birinci kademede mikrobiyolojik kütle gibi kompleks organik maddeler bozunarak fermantasyon yoluyla yağlı asitlere, CO2 ve H2’e dönüşürler (büyük moleküller hidrolize olur). Bu proseste büyük miktarda anaerobik olan ancak metanojenik olmayan bakteriler rol oynarlar. Bu, EM’nin, sindirimin birinci kademesinde önemli rol oynayacağı anlamına gelmektedir.Çeşitli bileşiklerde meydana gelen biyolojik değişimler aşağıda oklarla gösterildiği yönde hızlanacaktır.

Proteinler > Aminoasitler > NH4+
Yağlar > Yağlı asitler > Asetat
Yağlar > Gliserol > Organik Asitler
Organik Asitler > Basit Şeker > Kompleks Şeker

     İkinci aşamada, metil ve metan gruplarının doğrudan indirgenmesiyle ya da CO2’in hidrojenle ya da yağlı asitler ve metanol gibi fermentasyon sonucu indirgenmiş diğer ürünlerle ya da varolan karbonmonoksitle doğrudan redüksiyonu yoluyla metan üretilmektedir. İçinde metanojenik bakteriler olmadığı için bu ikinci aşamada EM’nin herhangi bir etkisi olmayacaktır.
     EM’nin çamur üzerine önemli etkilerinden biri olarak, daha önce bahsettiğimiz mekanizmalardan ötürü, kokunun yok olmasından bahsedilmelidir. Ayrıca, partikül boyutunun küçülmesi sonucu çamur hacminde önemli derecede azalma gözlenmektedir.

C - EM KULLANMANIN YARARLARI

1- Havalandırma Hacminde Azalma (O2 Tüketimi)
     EM mikroorganizmalarıyla anaerobik koşullarda gözlenen etkinlik sayesinde organik maddenin bozunmasında görülen artış nedeniyle tüm organik kütlenin oksidasyonunu sağlamak için gerekli oksijen miktarında azalma olacaktır.Biyolojik reaktöre giren atıksuda hidrolize olmuş organik maddenin bulunması sayesinde biyolojik reaktöre süreklilik arzeden biçimde reaktördeki mikroorganizmaların kolayca sindirebileceği organik madde akışı sağlanmış olur.Bazı durumlarda, yalnızca oksijen miktarındaki azalma dahi arıtmada kullanılan EM maliyetini karşılamaya yetmektedir.

2 - Kötü Kokunun Yok Olması
     Yukarıda bahsedilen nedenlerden ötürü, kullanıldığı her yerde EM (tesis, atıksu, çamur), kötü koku oluşumunu önleyecektir.

3 - İkincil Yararları
     Atıksu tesisinden çıkan çamur içinde EM mikroorganizmalarının bulunması, kompostlaşma sürecini hızlandıracak ve kompostlaşmayı takiben değerli bir organik gübre olarak tarımsal uygulamalarda kullanılabilecektir.


EM’NİN SANAYİ VE EVSEL ATIK SU ARITMA TESİSLERİNDE KULLANIMI
      EM, atıksu artıma sistemlerinde aşağıdaki koşullara dikkat edilerek kullanılmalıdır.

     1- EM hem aerobik hem de anaerobik koşullarda yararlıdır. Aerobik arıtma sistemlerinde de biyolojik reaktörden önce dinlendirme ya da çökeltme havuzlarında bir dereceye kadar anaerobik koşullar mevcuttur. Mevcut arıtma sistemlerinde bu koşullar kokuşmaya neden olduğundan dezavantaj gibi görünse de, EM anaerobik koşullar daha iyi çalıştığından EM’li arıtmalar için en ideal durumu oluşturmaktadır. Biyolojik reaktörde, en azından 1 ya da 2 ppm çözünmüş oksijen bulunması önem taşımaktadır. Eğer buna dikkat edilmezse, biyolojik reaktördeki mikroorganizmalar değişir ve bu da arıtmayı olumsuz yönde etkileyebilir (özellikle aktif çamur yönteminde).

     2- EM, birincil ve ikincil çökeltme tanklarında ve çamur sindirme ünitesinde etkili olacaktır. Bazı durumlarda, çökeltme tanklarındaki sedimentasyon hızını %25 ila %50 oranında arttırır. Çamur sindirim süresini ise %10 ila %20 oranında azaltmaktadır. Tabii bu değerler, sizin proses üzerindeki kontrol derecenize göre değişebilir.

     3- Atıksu arıtmada kullanılan normal EMaktif dozajı Günlük atıksu miktarının 1:1000 ila 1:2000 oranının bir haftada verilecek şekildedir.

     4- Önce yarım dozajlamayla başlamalısınız (1:2.000 ya da 1:4.000) ve doğru olduğunu düşündüğünüz dozajlamaya ulaşana kadar arttırmalısınız. Dozajlama artışlarını planlanan dozajlamaya 4 ila 6 haftada ulaşacak şekilde eşit aralıklarla programlayabilirsiniz. Bu, biyolojik reaktördeki ve arıtma işlemindeki normal mikroorganizmaları değiştirmemek açısından önemlidir. Amacımız onları yok etmek değil EM mikroorganizmalarıyla birlikte uyum içinde çalışmalarını sağlamaktır. Acele davranarak hedeflenen nihai dozajlamaya hemen ulaşmaya çalışırsanız, atık sudan çıkan arıtılmış su içindeki katı madde oranının artmasına ve ayrıca, biyolojik reaktörde bulking (şişme) denilen soruna yol açabilirsiniz.

     5- H2S, merkaptanlar ve amonyak için havanın analitik olarak kontrolü önem taşımaktadır. EM, İspanya’da en çok kötü kokuları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. EM uygulayarak, atıksu arıtma tesislerinde oluşan hidrojen sülfit ve amonyak gazı çıkışı %95 oranında azaltılmıştır. EM, koku azaltma konusunda çok etkindir.

EVLERDE VE TURİSTİK AMAÇLI KULLANIM
     EM’yi, evlerde, otellerde ve diğer yerlerde de kullanabilirsiniz. En çok kullanım yeri ve şekli aşağıda verilmektedir:

1- Evlerde;
     Banyo, lavabo ve tuvaletlerde hijyenlik sağlama ve kötü kokuları yok etmek için kullanılabilir. Ayrıca, foseptik çukurlarına uygulanabilir. Normal kullanım dozu 1:1.000 ya da 10 cc EM /m2.

2- Otellerde;
     Otellerin kötü kokan bazı yerlerinde (merdiven altı ve boşlukları gibi) ve odalarında (ardiye odaları gibi) kötü kokuların giderilmesinde ayrıca havasızlıktan ya da nemden ötürü küf kokan her yerde kötü kokuları yok etmede son derece etkilidir. Lokanta ve otellerin paket arıtmalarının yetersiz olduğu yerlerde de yine yukarıdaki dozajlama oranında başarıyla kullanılmaktadır. KOİ, BOİ ve AKM’yi azaltmaktadır.

3- Diğer Yerlerde;
     Otel ve kamplarda, yine suyun kalitesini iyileştirmede ve kötü kokuları gidermede kullanılmaktadır.

SONUÇLAR
     Atık suda EM kullanımı, kötü kokuların yok edilmesi ve organik madde sedimentasyon (çökelme) hızının arttırılması; KOİ, BOİ ve AKM’nin azaltılması açısından son derece yararlıdır. Ayrıca anti-oksidasyon etkisiyle iyonlaşma bastırılmaktadır.EM kullanıldığında, O2 tüketimi azaltılabileceği için işletme maliyeti düşecektir. Su arıtıldıktan sonra içinde hala EM mikroorganizmalarını içereceğinden atıksu tesisinden doğaya deşarj edildiği her yerde bitki örtüsü ve çevre açısından büyük iyileşme gözlenecektir. Bu iyileşme, suyun biyolojik kalitesinin yükselmesinin bir sonucudur. Atıksu arıtmada EM kullanımı çok iyi ve etkin sonuçlar verenucuz bir teknolojidir.

EM Prosesi
     EM’nin içinde çok sayıda ve çeşitli mikroorganizmalar bulunmaktadır. Bu mikroorganizmalar birbirleriyle yarışmadan, birbirlerine baskın çıkmaksızın, biri diğerini destekleyerek bir arada yaşamaktadırlar.Bir mikroorganizmanın salgıladığı madde diğeri için besin oluşturmaktadır.
-  Fermantasyon mikroorganizmaları, fotosentez bakterileri için mükemmel gıdalar üretmektedir.
- Fotosentez bakterileri tarafından salgılanan ATP, diğer mikroorganizmalarca kullanılarak, mükemmel mikroorganizma büyümesi sağlanmaktadır.
- Mikroorganizmalar büyürler ve ürerler...
- Fotosentez bakterilerinin yakaladığı serbest elektronlar atık su içinde bir antioksidasyon alanı yaratmaktadır.
- Mikroorganizmalarca antioksidan maddeler salgılanır...
- Antioksidasyon alanı iyonlaşma prosesini bastırır.
- Antioksidasyon alanı patojenlerin çoğalmasını bastırır.
- Atık su arıtma tesisinde flokülasyon ve çökelmede artış gözlenir.
- Atık su temizlenir.

 
 
Favorilerime ekle | Giriş Sayfası Yap | Site Haritası | Site İlkeleri